18 Mart 2019 Pazartesi

İslamomisi

Uzun zamandır aklımdaydı ama yazıya dökmek gelmiyordu içimden; bu denli korkunç bir olgunun semantiğini tartışmayı gereksiz görüyordum: genelde İslam düşmanlığı, özelde Türk düşmanlığı...

İslam düşmanlığı adına çok sık kullanılıyor İslamofobi tabiri ki buna şiddetle karşı duruyorum.  İslamofobi, İslam korkusu demektir; ancak burada söz konusu olan korku değil nefrettir.  İslam düşmanlığını, İslam nefretini İslamofobi diye adlandırmak bu korkunç olguyu bir bakıma yumuşatmak, kabul edilebilir, hatta sempati duyulabilir hale sokmak demektir.

Yunanca kökenli fobi (phobia) kelimesi  korku veya kaygıyı tanımlayan bir son eke dönüştürülmüştür:  Yükseklik korkusu, karanlık korkusu, ışık korkusu, su korkusu, örümcek korkusu, yılan korkusu, köpek korkusu, kedi korkusu, arı korkusu gibi...  Topluluk önünde konuşma korkusu, çarşıya çıkma korkusu, kapalı yerde kalma korkusu, çocuk doğurma korkusu, uçağa binme korkusu, köprüden geçme korkusu, hasta olma korkusu, mükemmel olmama korkusu...

Fobiler genellikle temelsiz ve de istemsiz korkular veya kaygılardır ki çoğunlukla tedavi edilmeye çalışılır ve yine çoğu zaman hoşgörüyle karşılanır.  Halbuki İslam düşmanlığının, Türk düşmanlığının bizim açımızdan hoş görülecek tarafı olamaz; olmamalı.  Dolayısıyla, temelsiz ve istemsiz bir korkuymuşçasına İslamofobi tabirini kullanmamalıyız... en azından biz.  Zira, temelsiz veya istemsiz bir korku veya kaygı değil tamamen bilinçli bir düşmanlıktır söz konusu olan.  Dolayısıyla, İslam korkusu anlamına gelen İslamofobi değil, İslam düşmanlığı anlamına gelen bir başka tabir kullanmak gerekir; mesela, İslamomisi (-misia).

Geçen cuma günü Christchurch'de cami basıp elli kişiyi katleden caninin İslamdan korktuğunu sanmak hayli safdillik olurdu yoksa.

Ruşen

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.