İki buçuk sene önce şöyle yazmıştım, Kötülüğün Sakınımı Kanunu'nda:
-- Türkiye için akıllıca olan, kendisi ile kötülük cini arasına bir başka şişe koyması. Bunu yapmadığı sürece başkaları için şişe olmaya devam edecektir. Ha, bunun faydası yok mu? Tabii ki var. Kırılmaması için herkes özen gösterir ama bizim de karar vermemiz, tercihte bulunmamız lazım: herkesin özenle tuttuğu bir şişe mi olacağız, yoksa şişe tutanlardan biri mi olacağız? --
Şimdi yapılan budur işte; kırk, elli kilometre kalınlıkta bir şişe... lazımdır, elzemdir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.