İnsanların güvenlik hissine duydukları ihtiyaçtan bahisle güvenlik hissinin ve bu hissi destekleyen - sahte dahi olsa- güvenlik algısının ne denli önemli, hatta elzem olduğunu söylemiştim. İnsanlar, güvenlik arıyorlar... Ancak ilginçtir ki insanlar güvenlik kadar güvensizlik de arıyorlar. Bunun anlamak çok zor işte. Çalışmalıyım üzerinde...
Korku filmi izlemem; izleyemem. En fazla gidebildiğim merhale gerilim filmidir. Onda bile pürdikkat kesilir, korku sınırını aştığında bırakırım izlemeyi. Ama biliyorum ki korku filmi tutkunu hatırı sayılır bir kitle var. Bir grup insan demiyorum -öyle olsaydı bu denli para harcanmazdı korku filmi yapmak için; çok sayıda insan korkmak için yanıp tutuşuyor. Pek tabiidir ki onların ihtiyacını karşılayan bir sektör oluşuyor, hemen.
Peki, sorumu tekrarlayayım, niye?.. Niye bu korku, güvensizlik arayışı?..
Bir nevi özsavunma içgüdüsü olsa gerek.
Kendini olası tehlikelere karşı korumanın yolu -sürekli tetikte olmanın yanı sıra- sürekli güvende hissetmemekten geçiyor olmalı.
İçgüdüsel olsa gerek, zira on binlerce yıldır, insan düşünüp de düşündüğünü aktarmaya başladığından beri korku ve endişelerini başkalarına aktaragelmiştir. En masum masal bile korku unsurlarıyla bezelidir; efsaneler cabası...
Zaman zaman gerçekleştirilen askeri manevralar misali, bir tehdit yaratıp ona karşı savunma yetisini geliştirmek, ileride karşılaşılabilecek daha ciddi bir gerçek tehlikeye karşı korunmada yardımcı olur.
Aşı da benzer şekilde savunma mekanizmasını geliştirir insanın.
Kimi hafif, kimi şiddetli, kimi seyrek, kimi çok sık yapıyor bu manevraları, aşıları...
Ancak, birçok öğrenilmiş davranış gibi, bir süre sonra alışkanlık, tutku, hatta bağımlılık haline geliyor.
Ve işte bu noktada çok satan romanlar, filmler, reality programları, haber metinleri devralıyor insanı.
Ve tabii insanı endişe ve korku ile besleyen medya akışının içerisine serpiştirilmiş reklamlar...
Ve dahası, irade kontrolü...
Korku ve türevleri: endişe, kaygı, panik... hepsi kişinin iradesini kontrol altına almaya yönelik mesajın (payload) en etkin şekilde hedefe ulaştırılmasına yardımcı olur; müdafaa kalkanını zayıflatır; sonuçta kişinin doğru düşünmesini, sağlıklı muhakemesini ve faydalı sonuca varmasını engeller.
Ruşen
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.