Hayatın anlamını sorgularken ölümü es geçmek olmaz.
Hani, derler ya, ölmeden önceki son saniyede tüm hayatı geçermiş gözünün önünden insanın.
Bence bir saniye değil o; o geçen tüm bir hayat.
Düşünmeden edemiyor insan, en son yiyeceğim istavrit hangisi olacak, acaba; arabamın kilometre saati en son ne zaman 160'ı geçecek, en son kırmızı ışık ihlalim, hatta son araba kullanışım; en son yudum biram veya elma dilimli patatesten son lokmam; Tunalı'da son yürüyüşüm; belediye otobüsüne son binişim, inişim; yoksa halk otobüsü mü; televizyon karşısında son uyuya kalışım, en son uyanışım; dinleyeceğim son tango; en son en şık ocho cortado'm; dizimde hissedeceğim son acı; belimdeki son ağrı; dudağımdaki son uçuk, dişimdeki son sızı, keseceğim son tırnak; son kahkaham, son gülümsemem, en son tebessümüm...
Soruyorum:
Ölünce mi biter hayat, yoksa hayat bitince mi ölür insan?
Sevgiler,
Ruşen
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.